|
Kökler ve İzler 2 - Semboller |
2005 - KÖKLER VE İZLER II - SEMBOLLER sergimde kullandığım yazılarım " Yalnız açığa çıkan ışığı görebiliyor ve yalnız söylenen sözü duyabiliyorsan;
Öyleyse aslında, ne görüyorsun, ne duyuyorsun…" HALİL CİBRAN - Kum ve KÖPÜK KÖKLER VE İZLER II - SEMBOLLER Kaybolmaya yüz tutmuş yaşamların farkına varıp, onlara ışık tutan herkese ve mavinin ardında ki hüznüm ANNEME… Derin karanlıkta kaybolan tüm görüntüler, Sabahın ilk ışıkları ile hep bildiğimiz şeklini alıyor. Etrafımızda ki her şey, sadece birer ezber kavram zinciri. Peki ya aradakiler, görünmeyenler… Ya da bakıldığı halde farkına varılmayanlar !... Ben mavinin içinde ki ve ardında ki gerçeği arama yolculuğumda SEMBOLLER dünyasına konuk oldum. KÖKLER VE İZLER II – SEMBOLLER Bir su kabağı ve içindeki çekirdek merkezli dünya, Ya da bir çiçeğin çoğalım ve evrim oluşumunda tahta bir tohum sandığına dönüşümü… Etrafımızda ki yaşamın farkında mıyız ? Sevda Kesim YAZI – 2 KÖKLER VE İZLER II, sergisinde siyah bedenli sembolik yaşam ve doğanın kendi sembollerinden yola çıktım. Kökler, geride bıraktığı izlerle, her zaman olduğu gibi oyunun bir parçası. SEMBOLLER , yaşamı şekillendiren, anlamayı ve algılamayı kolaylaştıran yaşam parçacıkları.
Anne sıcaklığında bir sessizlikten doğuyoruz, karmaşa ve gürültü dünyasına. Gece- gündüz, ses, renk, boyut, gerçek- rüya derken…nerede, nasıl ne yaptığımızı bilmeden sürdürüyoruz insan olma yolculuğumuzu. " Kimine göre cennet, öylesi yaşanası, kimine göre cehennem, bir an önce bitesi" bir yolculuk bu ! Hatta çoğumuz ipek böcekleri gibiyiz. Kozasından çıkamayan ipek böceği öyküleriyle doludur yaşam kimi zaman. Ve hayatın ışıklarını hiç görmeden/ ama gördüğünü zanneden / yaşam kozanın kendisiymiş gibi yaşarlar kısacık ömürlerini… Ben kendimi arama yolculuğumda semboller dünyasına konuk oldum. Semboller dünyasında her şey karışık gibi görünse de, inanın uyandığınız günden daha gerçek kimi zaman… Siz, etrafınızda ki dünyanın farkında mısınız ? Sevda Kesim YAZI-3 Herkes aynı rüyayı görüyor ! Yoksa, görmeyen bir organla gördüğünü zanneden yanılsamalar toplumu aynı şeylerden zevk alabilir miydi ! " Ya ağaçlar kırmızı ise " dediğinde; Seninle dalga geçen karşı öngörü, rüyanın içinden asla çıkamayan dişlinin en sıkı parçaları mı acaba ? Bazen ben mi rüyanın içindeyim, rüya mı benim içimde ya da her şey iç içe geçmiş farkında mı değilim bilmiyorum… Siz biliyor musunuz ? Sevda Kesim
" Geçen gece rüyamda kelebek olduğumu gördüm. Ama şimdi, bir kelebek olduğunu düşünen bir insan mı ya da insan olduğunu düşünen bir kelebek mi olduğumu kestiremiyorum " ÇİN ŞAİRİ Yazı-4 Günümüz dünyasının anlaşılmaktan uzak kuklaları, Kukla olduklarının farkında olmadıkları gibi, gün içinde kullandıkları pek çok maskeyle geziyorlar! KUKLALAR KENDİNİ KANDIRIYOR Maske, mutsuzken mutlu, ağlarken ağlamaz gösteriyor kuklaları. BÖLÜNMÜŞ KİMLİKLERİ İLE YÖNETİYORLAR Aslında ipler başkasının elinde, Yönetildiklerinin farkında bile değiller, görmüyorlar, duymuyorlar… Görenlerse ağızları yok, söyleyemiyorlar. MASKESİNİ DEĞİŞTİTİYOR KUKLA Olmak ya da olmamak zamanı, oynuyor oyununu… VE NE YAZIK Kİ ÇOĞALIYOR KUKLALAR Etraflarında ki her şeyin tek sahibi onlarmış gibi, Tüm güzellikleri yok edercesine, duyarsız bir çoğalma bu ! Ortak kullanım alanı dünya, Kuklaları ve insanları bir arada ağırlıyor… Dünya üzerinde yaşayanların farkında ve suskunluğunu bozmadan Seyrediyor eğreti yaşamları ! ACABA Üstte yaşayanlar kendilerinin farkınlar mı ?
Sevda Kesim |
2008 - KABUKSAL DÖNGÜ SERGİMİN FELSEFESİNİ ANLATAN YAZILAR KABUKSAL DÖNGÜ YAZI – 1 KABUKSALDÖNGÜ / CIRCLE OF THE SHELL İnsanı insan yapan kabuğudur / What makes a person human is the skin
KABUKSAL DÖNGÜ bir üçleme sergisi Zaman, Yumurta ve Kabuk Ve SİYAH aradığım soruların, cevabı olmayan rengi.... Zaman: Üzerimize giydiğimiz en ağır kabuk! Kalabalık insan yığınları ve dünya kabuğunda yaşayan her şey, evren'in başlangıç saatinin Dönmeye başlamasıyla, çılgınca ve farkına varmadan oradan oraya savruluyor... Bu kalabalıklar, dünyaya doğmadan öncede zamanla yarıştılar... ve dünya yaşadıkça bu döngü devam edecek! Yumurta : Dünya da var olan tüm yaşam şekilleri, doğmadan önce üzerine giydiği, yada içinde barındığı farklı yumurtalara sahip. Yumurta, dünyaya ayak basmadan önceki, var olma yolculuğumuzu tamamladığımız yaşam kapsülü... bir anne rahmi, bir tohum sandığı, bir koza... bir örtü... Kabuk : Yumurta ve zaman, her yeni doğanın farklı bir kabuk geliştirmesini sağlar… Her doğacak, farklı bir zaman yolculuğundan geçerek, kendi yaşam biçimine uygun dünya zaman takviminde yaşayacak! görünen ve görünmeyen kabuklarıyla! Dünya yaşam alanına uygun görünen kabuk, zamanla bilinçli ya da bilinçsiz
görünmeyen kabuklar yapacak kendine. Siyah : Siyah ve kabuk, zamanın belirsiz, mekanikleşmiş deviniminde, benim için aynı bilinmezliklere sahipler... O kadar derin ve yoğun, bir o kadar karanlık ! Ve resimlerimin zeminini oluşturan siyah, hep aradığım, ama bulamadığım sorularımın, cevabı olmayan rengi… KABUKSAL DÖNGÜ YAZI – 2 Yerkabuğunu, televizyon ekranından ya da bir derginin sayfaları arasından gözlemlemek yerine, farkına vararak yaşamaya başladığımızda, binlerce kabuğun bir araya gelerek bir kabuk bütünü oluşturmuş olduğunu görürüz... Kendini, yerkabuğunun efendisi sanan insan, görünen kabuğunu evrim denen süreçte farklı şekillerle kapladığından ve görünmeyen kabuğunu daha çok güçlendirdiğinden dolayı, çoktan içini boşaltmış kendi kabuğunun. Ve bilinçli bir şekilde değişime uğratılan 21. yüzyıl insan yapısı ! Etrafı teknolojiyle çevrilmiş, yalnız, genel olarak umutsuz ve kendine bile yabancı. İnsan, kabuğunu kendi doğrularıyla donatırken, toplumsal gerçeklerden uzaklaşmıştır artık.
Dünya kabuğu, iyiliği ve kötülüğü birlikte ağırlıyor. Kötülükle bezenen insan kabukları, diğerlerinin yaşam haklarını elinden almaya hiç çekinmiyor, kolayca öldürebiliyor, aşağılıyor, hiçe sayıyor ! İnsan denen kabuk, üzerinde yaşamaya mecbur olduğu yerkabuğunu bombalıyor... insan duygusuzlaşıyor, insan makineleşiyor... içi boş insan kabukları, yaşlı dünyanın, duyarsız misafirleri oluyor. 21. yüzyıl, makinelerin öne çıktığı, insanın insana yedek parça olduğu bilincinin net kavrandığı, fakat önemsenmediği, ekonomik gücün insanın öz zekasının önüne geçtiği, sanal gerçekliğin gerçeğin yerini aldığı, bitki örtüsünün tahrip edilip her yerin betonlaştığı, hayvanların yaşam haklarının yok edildiği, savaşın adının özgürleştirme olarak değiştiği, denizlerin kirlendiği, toprağın verimsizleştiği, SİYAH kadar karanlık, SİYAH kadar bilinmeyen uzun bir sürecin başlangıcı ! Kabuksal döngü, kendi başlığının zaman / yumurta ve kabuk serisi... Kabuksal döngü, farklı alt başlıklarla yolculuğuna devam edecek… Sevda Kesim / Ağustos 2008 / Kabuksaldöngü yazılar kendi düşüncelerimin aktarımıdır. |
|

BİR SEVDA MASALI / DANİMARKA SERGİSİ AFİŞTE KULLANDIĞIM YAZI BİR SEVDA MASALI Hikayedekiler çoktan çekip gitmişler bu diyarlardan. Geriye anlar, Anlatılanlar kalmış… Anların dahi tadına varamayan Günümüz gönül fakirleri, Belki anlarlar bir gün ! HAYAT BİR VARMIŞ, BİR YOKMUŞ… Sevda Kesim |
|
|
|